1950’li yıllarda İsveç mobilya pazarı, üreticiler ve perakendecilerden oluşan güçlü bir kartelin sıkı kontrolü altındaydı. Bu sistem; ağır, pahalı, standart tasarımları destekliyor, ürün çeşitliliğini sınırlıyor ve yeniliklere karşı direnen kapalı bir dağıtım ağı sunuyordu. Bu zorlu ortamda, İsveç’in kırsal kesiminden gelen genç bir girişimci olan Ingvar Kamprad, daha sonra IKEA’ya dönüşecek olan küçük bir posta siparişi işletmesi kurmaya başladı. Kamprad’ın amacı oldukça basitti: İyi tasarlanmış mobilyaları herkes için uygun fiyatlı hale getirmek.
